Posts Tagged ‘adam karısına jigolo tuttu’

19
Eyl

İlk Ankara’da verdim

by admin in Gay Sex Hikayeleri

İçanadoluda, mutaasıp bir çevrede yaşayan bir gençtim. Çocukluğumdan beri kızlara değil de erkeklere ilgi duyuyordum. Ama değil ilişkiye girmek bunu belli etmem bile imkansızdı. Liseyi bitirdiğim ilk yıl üniversite sınavını kazanamadım. İkinci yıl iyi çalışıp Ankara’da bir fakülte kazandım. Kazandığımda büyük bir şehire gideceğim çok sevinçliydim. Hem okuyacak hem de erkek arkadaşlarım olabilecekti.

Ankara’da devlet yurdunda kalıyordum. Çevreye alışıp Ankarayı öğrendikten sonra içimdeki isteği yerine getirmek için araştırmaya başladım. Ankaradaydım ama bilinmesinden çok korktuğum için okul ve yurt dışında erkek bulacaktım. Saf olduğum için önceleri Maltepe cıvarındaki pavyonların etrafında dolaşırdım. Aklımca oraya giden erkeklerin kötü olduğunu düşünüyor. Onların beni becermek isteyeceğini umuyordum. Ama benimle kimse ilgilenmiyordu. Belki geç saatte oluyor diyerek hafta sonu bir gün yurt idaresine izin dilekçesi verdim. Ama pavyonlar sabaha karşı kapanmış, kimse dönüp bana bakmamıştı. Kapıda bekleyenlerden, taksi şoförlerinden ateş istiyor, saat soruyordum ama nafileydi. Bir iki kez seks filimi oynatan sinemaa gitmiş, korkarak kendimi belli edecek bazı davranışlarda bulunmuş ama kimse bana yaklaşmamıştı. Artık yoğun arayışı da bırakmıştım.

Kış ayları gelmişti. Bir pazar sabahı basket maçına gitmek için Ulus’a geldim. Daha erken olduğu için Akman Bozacısına oturdum. Bir açma ile çay istedim. Vakit geçsin diye üstüne de bir boza istedim. Bozayı zaten severim. Sigara yakmış öylesine dışarıya bakıyordum. Bir gençle peşinden gelen bir adam dikkatimi çekti. Zaten mağazalar kapalı olduğu için az kişi vardı. Genç olan sanki mağazalara bakıyor gibi yapıyor bir yandan da adama bakıyordu. Adam direk ona bakıyor ve erkeklik organını okşuyordu. Kalbim bir anda çarpmaya başladım. Bu ikisi biraz bakıştı sonra genç olan kırıtarak yürüyüp meydana doğru geçti. Ben hemen son yudumumu alıp hesabı ödedim. Hızlıca meydana doğru çıktım. O ikisi biraz konuştuktan sonra birlikte karşı kaldırıma geçtiler. Ben de peşlerinden koştum. Aşağıdaki dolmuşlara kadar takip ettim. Adam kolunu genç olanın omzuna attı. Genç de kolunu onun beline atmıştı. Bir an beni de alın demek geldi içimden ama yapamadım. Bunlar bir dolmuşa bindiğinde dünyam yıkılmış gibi olmuştu. Çok üzülmüştüm. Tam kapalı spor salonuna doğru yönelmiştim ki aklıma ya başkaları varsa diye bir düşünce geldi. Hızla yukarı Ulusa doğru yürüdüm. Meydana geldiğimde etrafı izlemeye başladım. Çeşitli yaşlarda erkekler birilerini bekler gibi duruyor, etrafa bakıyorlardı. Birazdan orta yaş bir erkeğin bir başkasıyla bir şeyler konuştuğunu fark ettim. Birinin kıyafeti iyiydi ve davranışlarından pasif plduğu belliydi. Diğerinin kıyafeti ve traşı kötüydü. Birlikte Yıldırım Beyazıt Meydanına doğru yürümeye başladılar. Ben de peşlerinden gidiyordum. Kötü giyimli olan diğerini iknaya çalışıyor gibiydi. Ama 200 metre yürüdükten sonra iyi giyimli olan bir taksiye binip uzaklaştı. Diğeri de döndü. Ve şimdi bana doğru yürüyordu. Aşırı heycanlandım. Hem çok korkuyor hem de bunu kaçırmak istemiyordum. Adamın niyeti belliydi. Reddedilmeyeceğimi biliyordum. Bu arada bana iyice yaklaştı ben zaten durmuştum. Yanıma geldiğinde ateşiniz var mı dye sordum. Var cevabı alınca sigara paketini çıkardım. Soğuktan ve aşırı heycandan paketi çıkarmak, içinden sigara almak çok zor oldu. Ellerim titriyordu. Bir sigara da çıkartıp ona uzattım. Aldı ve çakmağıyla ikimizin de sigarasını yaktı. Ben tüm cesaretimi toplayıp, başımla geldiği yöne işaret ederek ne oldu dedim. Çok açık ve hızlı bir şekilde ” amına koduğum, beğenip de vermedi ” dedi. Çok kötü hissettim. İşte bana bakışı bu dedim. Oradan ayrılmayı düşündüm. Ben böyle aptallaşmış dururken ”ne oldu ?” diye sordu. ”İstersen ben verebilirim” dedim. Bir adım geriye çekilip bana baktı. ”Sen ibne misin ?” dedi Bşımla onayladım. Yere bakıyordum. İyice utanmıştım. Durumu anladı. Bana ona kendini çok uğraştırdığı ve ters davrandığı için kızdığını söyledi. Ben de tamam dedim. Bana yerin var mı dediğinde ne dediğini anlayamadım. İyice afallamıştım. Ona ilk kez olacağını, çok heycanlandığımı ve çok utandığımı söyledim. Titriyordum. Ellerimi tuttu. Sen üşümüşsün. Benim yerim var gidelim dedi.

Yürürken elini omzuma tmıştı. Benim heycandan titremem artmıştı. Beni ordaki bir çorbacıya soktu. Ortadaki büyük kömür sobasına yakın bir masaya oturduk. Birer mercimek çorbası içtik. Biraz rahatlamıştım. Kendinden bahsetti. Adı Cabbar’mış. 46 yaşındaymış. Ailesi Erzincan’daymış. Kendisi pazarcılık yapıyor onlara para yolluyormuş. Bana ” korkma, benim senden büyük oğlum ve kızım var. Benden sana kötülük gelmez” dedi. Çorba paralarını ona ödetmemek için uğraşıp ben ödedim. Evine giderken yoldaki tekel bayiinden 4 bira aldı. Evi İsmet Paşa denen Ulus’un hemen yanında fakir işçilerin oturduğu bir semtti. Yürürken korkuyordum. Çok kötü evler ve kılıksız tipler dolaşıyordu. Eski bir binanın önünde durduk. Ön cephesinde 5 kapı vardı. Ortadaki kapıyı anahtarla açtı ve içeri girdik.

Ev dediği bir oda ve arkada bir tuvaletti. Kapıdan birkaç basamakla aşağı iniliyordu. İçerde bir somye üstünde dağınık ve kirli çarşaflı bir yatak vardı. Yanında bir masa ve üzerinde piknik tüpü, çaydanlık ve üstünde kirli bir kaç çay bardağı, zeytin çekirdekleri ve ekmek kırıntıları vardı. Hemen iki birayı kapağını masada vurarak açtı. On dakikada içtik. O sırada kendisinin ilişkisinin olduğunu söyledi. Oğlanları daha ateşli oldukları için sevdiğini söyledi. Ben yavaş yavaş rahatlamıştım. Kendimi sana bırakıyorum. sen beni yönet ama canımı çok yakma dedim. Gerçekten ilk mi dedi. Öyle olduğunu öğrenince karımdan sonra ilk kez birinin kızlığını bozacam dedi.

Biralar bitince yatağı somyeden kaldırıp yere serdik. Bina eskiydi. ses duyulmasın diye yapmıştık. Sonra kendisi soyunmaya başladı. Ben de soyundum. Sadece kilotum kalmıştı. Onun sadece çorabı vardı. Çorabı çıkarmasını istedim. Onu da çıkardı. Erkeklik organı hafif kalkmıştı. İlk kez bir erkekle birlikteydim. Çok garip bir heycan ve sevinç gibi bir duygu kaplamıştı içimi. Başım uyuşmuştu. Bana yaklaştı ve dudaklarını ağzıma yapıştırdı. Alt dudağımı emmeye başladı. ben de onun bıyıklı üst dudağını yalıyordum. Elleri kilotumun üzerinden kalçalarımı okşuyordu. Sonra boynumu ve kulaklarımı yalamaya başladı. Ben tam olarak uçmuştum. Bu arada popomu daha sert avuçluyor ve sıkıştırıyordu. Sonra beni eliyle yönlendirerek yatmamı sağladı. Kendisi de tam üzerime yattı. Onda epeydir banyo yapmadığı ve havasız bu odada yaşadığı için farklı bir koku vardı ve bu beni daha da heycanlandırıyordu. Tekrar öpmeye başladı. Bu sefer dili ağzımın içinde dolaşıyordu. Ben de zevkle dilini emmeye çalışıyordum. İri elleri başımda ve saçlarımda dolaşıyordu. Ben de yavaş yavaş heycandan biraz sıyrılıp ellerimle erkeğimin sırtını okşamaya başladım. Tekrar boynumu ve kulaklarımı öpüp yalamaya başladı. Ben iyice kötü oldum ve aletim kalkmadan boşaldım. Neyseki kilotum vardı. Boşaldığım andan itibaren büyük bir pişmanlıkduydum ve üstümden onu iterek kalkmaya çalıştım. Omzumdan tutup ne oldu Tahsin dedi. Ona istemediğimi söyledim. ”Neden, çok istekliydin” dedi. Ben de boşalınca pişman olduğumu söylemek zorunda kaldım. ”Tamam istemezsen yapmayacağız” dedi. ”Ama böyle gidemezsin. Git tuvalette temizlen” dedi. Gidip selpakla kendimi temizleyip yanına döndüm. İkinci biraları açmıştı. Sigara da yakıp biraları içmeye başladık. Bana kenardaki karton kutudan mavi renkli bir kilot çıkardı. Onu giydim. Bana çok güzel olduğumu söyledi. Teşekkür ettim. Ne zaman gidebileceğimi sordum Bana ”sen istemezsen seni sikmeyecem ama biraz kalacaksın tamammı” dedi. ben de tamam dedim. Biraları içerken o üstünü giyindi, bana sen giyinme dedi. Sonra bana bir ay önce becerdiği bir adamla ne yaptıklarını anlatmaya başladı. Sıkıntım yavaş yavaş azaldı. Hikaye beni heycanlandırmaya başlamıştı. Bende bu değişikliği gören Cabbar yavaş yavaş boynumu ve yanaklarımı okşamaya başladı. Sonra kilolu olduğum için ele gelen memelerimi okşamaya ve sıkmaya başladı. Sonra eğilip göğüslerimi yalamaya başladı. Biraz sonra emmeye, ufak ufak dişlemeye başlamıştı. Bir mememi emerken eliyle diğerini sıkıyordu. Çok zevk alıyordum. Geriye çekildi. Yerdeki şişeden iri bir yudum bira aldı. Birayı yutmadı. Ben ona bakarken gelip dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Bira onun ağzından benim ağzıma geçiyordu. Kendime inanamadım. Biraz önce yanından kaçmak istediğim adamın ağzından akan birayı içiyordum. Kısık bir sesle istiyor musun diye sordu. Evet dedim. Yanağımı okşadı ve baş parmağını dudaklarımın üzerinde gezdirdi. Dudaklarımı araladım. Parmağını ağzıma soktu. Ben de zevkle parmağını emmeye başladı. Parmağını ağzımın içinde iyice gezdirdi. Sonra yeniden öpüştük.

Yataktan ayağa kalktı ve yeniden soyundu. Sırt üstü yatıp ”hadi sen gel” dedi. Ben üzerine uzandım. Önce öpüştük, sonra onun yaptığı gibi boynunuu kulaklarını yaladım. Çok zevk alıyordu. Sonra kıllı göğsünü yalamaya başladım. Onun meme başlarını emerken içi gıcıklandı galiba. Saçımı çekerek yeri değiştirdi. Dudaklarım Cabbar’ın kıllı göğsünden aşağı doğru iniyordu. Sonunda tamamen sertleşmiş sikine ulaştım. Önce tepesini sonra gövdesini yaladım. 14-15 cm gibiydi. Sonra aleti ağzıma almaya başladım. bu sırada gene saçomı çekerek durdurdu ve dişini kullanma sadece em dedi. Ben heycanla dişlimişim demekki. Dişlerime dikkat ederek ağzıma almaya başladım. Yarısından fazlasını alıp çıkartıyordum. Arada dilimle yalıyordum. Cabbar zevkten inliyordu. Ben ”nasıl iyimisin?” dedim. ”Harika canım, daşaklarımı da em” dedi. Daşaklarını ve kasıklarını da bir güzel yalayıp emdim. Artık bu sikin içime girmesini ve Cabbar’ın malı olmayı istiyordum. Popomu onun sikinin üstüne hizalayıp çömeldim. ”Yavaş yapacaksın tamam mı?” diye hatırlattım. Sonra sikini tutarak üstüne oturmaya çalıştım. Ama ne yapsam da olmuyor, acıyınca istemeden kendimi çekiyordum. O sırada Cabbar göğüslerimi sıkıyor, kalçamdan bastırarak sikinin bana girmesine yardımcı olmaya çalışsa da işe yaramıyordu.

Kalktı ve beni yüzüstü yatağa uzattı. Üstüme yattı. Benim başım yastıkta, ellerim yastığın altında korkarak ve heycanla olacağı bekliyordum. Yastıkta Cabbar’ın kokusu vardı. Üstüme yatan Cabbar sol kolu ile benim boynumu başımı kıpıdatmayacak biçimde bastırıyordu. Sağ eli ile bir göğüslerimi sıkıyor, bir sağ kalçamı avuçluyordu. Bu arada siki iki popomun arasındaki yarıkta sürttürüyordu. Biraz sonra bir tükürme sesi duydum. Cabbar sağ eline tükürmüş, popoma ve deliğime sürüyordu. Bir iki tükürükten sonra sikini de tükrükledi ve deliğimi de zorlamaya başladı. Acıyor diyordum ama dinlemiyor sokmaya çalışıyordu. Başı girdiği an acıyor diye bağırdım. Boynuma bastırdığı için kıpıdayamıyordum. Bana ”acımazsa zevk almazsın, senin kızlığını bozmadan bırakmam” dedi. Bu sözler hoşuma gitmişti. ”Yap ama lütfen yavaş” dedim. Bena yavaş yavaş sokmaya başladı. Bir yandan da sırtımı ve ensemi yalıyor göğüslerimi, sıkıyordu. Çok zevk almama rağmen benimki kalkmamış, tam tersi iyice ufalmıştı. Biraz sonra acı biraz azaldı. Ben altında yüz üstü hareketsiz yatıyordum. o üzerimde şırnav çeker gibi beni sikiyordu. Birden durdu. ”Ne oldu ?”dedim. ” İçine akıttım” dedi. Birden tuhaf oldum. Artık kadınıymışım gibi hissettim. Bu duygu hastalık bulaşma korkumu bile o an için yendi. ”Ben artık ne oldum?” dedim. Üstümdeydi, yüzünü görmüyordum ama güldüğü belliydi. ”Kızlığın gitti hem ibne oldun hem de karım oldun” dedi.

Üzerimden kalkıp arkadaki tuvalete gitti. Birazdan temizlenmiş olarak geldi. Yer yatağına oturup benim yarım bira şişesini aldı ve içmeye başladı. ”Nasılsın ?”dedi. ”Çok iyiyim” dedim. Ben de tuvalete gidip temizlendim. Tuvalet çok eski ve pisti. Yanına geldiğimde birayı bitirmiş sigarasını yakmıştı. Yorgun ve mutlu görünüyordu. Birden hep hayal ettiğim şeyi yapmaya karar verdim. ”Ayaklarına masaj yapayım mı?” dedim. Anlamadı ama yap dedi. Önce biraz ayağına elimle masaj gibi bir şeyler yaptım. Sonra hayalimde olan şeye yani erkeğimin ayağını yalamaya başladım. Önce şaşırdı sonra gülerek ”sende çok iş var”dedi. Ben hiç zevk almıyordum ama ben parmaklarını emip, parmak aralarını yaladıkça onun zevk alması çok hoşuma gidiyordu. Keyifle ikinci sigarayı da yaktı. Bir yandan nereleri yalamam gerektiğini söylüyor, bir yandan da, ”devam et aşkım, karıcım” diyerek beni mutlu ediyordu.

Saçımdan çekerek başımı sikinin hizasına götürdü. Aleti yavaş yavaş canlanmıştı. Yalamaya başladıktan sonra hemen kalktı. Başımdan bastırıyor, tamamını ağzıma sokmaya çalışıyordu. Siki boğazıma değince midem bulanıyor öğürüyordum. O zaman başımı çekiyor, beni dinlendiriyordu. ağzımı çeksemde sikiyle ağzım arasında yapışkan bir tabaka oldu. ”Sen boşaldın mı kocacım” dedim. Meğerse o benim tükrüğümmüş. Boğazıma kadar soktuğu için öyle olurmuş. Sigarası bitince ”hadi üzerine otur karıcım” dedi. Bu kez çok zorlanmadan sikini içime aldım. Kalçalarımdan tutarak beni yukarı aşağı hareket ettiriyordu. Ata biner gibiydim ve çok mutluydum. Kocamın yüzünü görmek beni çok heycanlandırmıştı. Arada bir kalçalarımı tokatlıyor, göğüslerimi iyice acıtacak şakilde sıkıyordu. İkimizin inlemeleri birbirine karışmıştı. Bir hamlede doğruldu ve beni sırt üstü yatırdı, bacaklarımı omzuna kaldırıp hızlıca sokup kökledi. Canım çok yanmıştı. Ona neden canım acıdı dediğimde bana bu pozisyonda sikinin tamamının girdiğini söyledi. Beni biraz öyle sikti sonra köpek pozisyonuna getirdi. Arkama geçti ve iyice kalınlaşmış sikini tekrar soktu. Gidip gelmeleri iyice hızlanmıştı. Şak şak diye bir ses geliyordu. İki eli de göğüslerimi sıktığı için kalçama tokat atmıyor bu ses nereden geliyor dedim kendi kendime. Sonra öğrendim ki Cabbar’ın daşaklarının benim kalçama çarpma sesiymiş. Bu sefer Cabbar bir türlü boşalmak bilmiyordu. İkinci posta olduğu için gecikmişti. Ben ise perişandım. Çok yorulmuştum. Deliğim ve sürekli sıktığı göğüslerim çok acıyordu. Karnımda ağrı başlamıştı. ”Lütfen boşal kocacım” dedim. Yalvar oruspu yalvar ki boşalayım ” dedi. Onun boşalmak için tahrik olması gerektiğini anladım. Yalvarmalar ve inlemelerle onun çabuk boşalmasını sağlamaya çalışıyordum. O da kalçalarımı tokatlıyor. ”Aşkım, oruspum, götverenim, götünü nasıl sikiyorum” gibi sözler söylüyordu. Ben ”bu sefer içime boşalma aşkım dedim.” Gittikçe hızlandı ve birden içimden çıktı ve belime boşaldı. Ben yüzüstü yığıldım. Cabbar sikini belime sürterek temizledikten sonra tuvalete giiti.

Geldiğinde ben aynı pozisyonda yatıyordum. Benim ilk çıkardığım kilotu yerden alıp belimdeki ve popomdaki dölleri temizledi. Ben de tuvalete gidip arkamı temizledim. Döndüğümde giyinmişti. Ben de giyinmeye başladım ama bana verdiği mavi kilotu bulamıyordum. Nerde olduğunu sorduğumda onun bir hatıra olduğunu, benimkini de hatıra olarak tutacağını söyledi Karton kutuya baktığımda bir sürü değişik hatıra kilot gördüm. Kilotsuz olarak giyindim. Ne olacağını bilmiyordum. Dışarı çıktık. Öğleden sonra olmuş hava biraz daha soğumuştu. ”Seni memnun edebidim mi?” diye sordum. ” Hem de çok.” dedi. O zamanlar internet, cep telefonu falan yok. ”Beni bi daha istermisin?” dediğimde ”Sen benim karımsın başkasıyla olmadığın süresce sana karım gibi davranırım. Ama başkası sikerse anlarım seni karım gibi değil herhangi bir ibne gibi sikerim. İstediğin zaman gel ya evde olurum, ya da az ilerdeki kahvede” dedi. Çok mutluydum. Yurda gittim. Ertesi sabah her yerim ağrıyordu. Bir hafta tuvalette canım yandı. Sıkılmaktan morarmış göğüslerim görülmesin diye iki hafta banyoya gidemedim. Merdiven inerken sallanan memelerim müthiş ağrıdı. Ama sonunda gerçek bir erkekle birlikte olmuş onun karısı olma payesine yükselmiştim. Bu herşeye değerdi. Daha sonra olanları merak edrseniz yazarım. hizmetkartahsin hotmail